Bugün yağmur olmayı ne de çok istedim Gazzeyi yakan ateşi söndürmek için Bugün ateş olmayı ne de çok istedim Çocukları vuran elleri yakmak için
Bugün Anka olmayı ne de çok istedim Mirac’ın toprağına kanat çırpmak için Selahaddin olmayı ne de çok istedim Ve bugün ölmeyi ağlayan çocuklar için
Ey Kudüs, Gazze, Mekke ve Medine Ömerler, Hamzalar, Yavuzlar nerede Ne kadar yetimmişiz onlar uzaktayken Koşan bir ulak olmayı ne de çok istedim
Bugün rüzgar olmayı ne de çok istedim Zalime dur diyecek yiğitleri bulmak için Taş olmayı ne de çok istedim bugün Filistinli bir çocuğun son silahı olmak için
Ey Nebi, Ümmeti için hicrete çıkan elçi Saflarımız dağınık, heyecanlarımız donuk Mirasın, çocukların kurşuna dizilirken Bir taş olmayı ne de çok istedim Ey Nebi.
Bu şiir görevi başında şehit edilen Mustafa Gümüş öğretmen ve Onun manevi şahsında tüm şehitlerimize ithaf olunur...
Batmanın dağlarında bir kardelen büyür, Karın acımasız soğuğuna inat Ulaşır güneşe, buluşur dünyayla, Bazen bir Mustafa'dır o, bazen bir Murat.
Öğretmen Mustafa gençti, idealistti. Gözleri pırıl pırıl, yüreği sevgi dolu. 'Ana' dedi. 'Batman'a çıktı tayinim.' 'Oğul' dedi anası: 'Gitme, ıraktır oralar, hem de tehlikeli.' Güldü, Öğretmen Mustafa: ' Ana ' dedi. 'Bayrağın dalgalandığı yer değil midir vatan toprağı? ' 'Sen, ben kaçarsak kim aydınlatır karanlığı? '
Gül yüzlü Mustafa öğretmen, yanında 20 günlük karısı Eşkıyanın zulmüne, karın soğuğuna inat vardılar batman'a. Cehaletin karanlığına inat, Eşkıyanın zulmüne inat, Karın soğuğuna inat, Kara tahtanın karanlığına inat...
Elinde beyaz tebeşiri, yüreğinde vatan sevgisiyle Mustafa öğretmen tüm aydınlık düşmanlarına inat...
Mutluydu Mustafa öğretmen. Gül yüzlü çocukları, gül bahçesi misali sınıfı vardı. Evde onu bakleyeni, seveni, sevileni vardı. Ama çok sürmedi mutluluk, Kara kalpli, kara kaputlu eşkıya alıp gitti onu, karlı bir Batman gecesi. 20 günlük karısı, gül yüzlü yavruları günlerce boşuna bekledi yolunu... ............... Beyaz karlar üstüne cansız düşerken gövdesi, Karın soğuğuna, Eşkıyanın zulmüne, Cehaletin karanlığına inat Bir kardelen büyüdü.
Kara kalpli, kara kaputlu zalim anlayamadı gerçeği, Öğretmen bir ölür, bin dirilir, Bugün Mustafa, yarın Aslı, diğer bir gün Mehmet gelir. Kardelen misali... Eşkıyaya, cehalete inat. Her yıl, her gün, her an yeniden büyür, Bu ülke için, Bu ülkenin gül yüzlü çocukları için...
Batman'ın dağlarında bir kardelen büyür. Karın acımasız soğuğuna inat, Öğretmen Mustafa misali, Ulaşır güneşe, buluşur aydınlıkla Cehaletin karanlığına inat
Derya Akgün
Bu şiiri Mustafa Gümüş'ün şehit edilmesinden sonra yazdığını söyleyen öğretmen arkadaşı Derya Akgün, şiir için, "En samimi arkadaşımıza verilecek en güzel hediyeydi." diyor. Gümüş ile İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nden gelen bir dostluklarının olduğunu söyleyen Akgün, Mustafa Gümüş'ü şu sözlerle anlatıyor: "O milletinin sevdalısı, yurt âşığı bir hizmet eriydi. Bunu ispat için de ömrünün baharında Batman'da canını vatanı için feda etti."